Kadın Giyiminde Ezberleri Bozan Yükseliş

Sor Bilelim Markabeyinin bu serideki konuğu; Pandemi dönemini cesaretle fırsata çeviren, pazarın beklentilerini çok iyi analiz eden, farklı disiplinlerde geçen 23 yıllık kariyerini bugün genç ama iddialı bir spor giyim markasının DNA’sına dönüştüren Comeup Marka Direktörü Fatma Kaya.

  1. Kariyeriniz boyunca insan kaynaklarından ürün yönetimine, iş geliştirmeden pazarlamaya kadar çok farklı masalarda oturdunuz. Bugün geriye baktığınızda sizi gerçekten marka yöneticisi yapan deneyim hangisiydi?

Aslında tek bir kırılma noktası olduğunu söyleyemem. Her görev bana markaya farklı bir açıdan bakmayı öğretti. İnsan kaynakları bana insanı anlamayı, ürün yönetimi detaylara hâkim olmayı, pazarlama ise bütün resmi görmeyi kazandırdı. Bugün karar verirken yalnızca ürünü değil, o ürünü tasarlayanı, satanı ve kullananı aynı anda düşünebiliyorsam bunun nedeni farklı disiplinlerde edindiğim deneyimler.

2. Sizi hiç tanımayan biriyle aynı masaya otursak ve “Fatma Kaya’yı üç kelimeyle anlat” desek, siz hangi üç kelimeyi seçerdiniz?

Meraklı…

Disiplinli…

Ve üretmeyi seven.

Yeni bir şey öğrenmediğim ya da ortaya yeni bir fikir koymadığım gün kendimi eksik hissederim.

3. Giysi Dolabınızı açtığımızda bizi en çok ne şaşırtır?

Aslında düşündüklerinden çok daha sade olması.

Ben zamansız parçalara inanıyorum. Gösterişli ama kısa ömürlü seçimlerden ziyade yıllarca keyifle kullanılabilecek kıyafetleri seviyorum.

Sanırım bu bakış açısı işime de yansıyor.

4. Moda sizin için gerçekten kıyafet mi, yoksa insanların kendini ifade etme biçimi mi?

Kesinlikle ikinci seçenek.

İnsan bazen hiçbir şey söylemeden de çok şey anlatabiliyor.

Kıyafet de bunun en güçlü araçlarından biri.

İyi stil bana göre dikkat çekmek değil, kendini doğru anlatabilmek.

5. Bugün insanlar sizce gardıroplarını mı yeniliyor, yoksa kimliklerini mi?

Bence biraz ikincisi.

Artık insanlar sadece ne giydiğine değil, neden onu giydiğine de önem veriyor.

Satın alma kararları hiç olmadığı kadar kişisel hale geldi.

6. Sizi en çok hangi insanlar etkiler?

Kendini sürekli geliştiren insanlar.

Çünkü gelişime açık olmak aynı zamanda egoyu yönetebilmek demek.

Ben hâlâ öğrenmeye devam ettiğimi hissediyorsam doğru yolda olduğumu düşünüyorum.

7. Peki hiç “Artık özel bir marka yaratmalıyım.” dediğiniz bir an oldu mu?

Aslında Comeup biraz böyle doğdu.

Yıllardır üretim tarafında çok güçlü bir bilgi birikimi vardı.

Fakat artık yalnızca üreten değil, tüketiciyle doğrudan konuşan bir marka oluşturmanın zamanı geldiğine inanıyorduk. O’an geldi ve Comeup Doğdu.

8. Comeup doğmadan önce yaklaşık iki yıllık hazırlık süreci geçirdiniz. O süreçte en çok neyi tartıştınız?

En çok şu soruyu…

“Biz neden var olacağız?”

Çünkü bugün iyi ürün üretmek tek başına yeterli değil.

İnsanların hayatında nasıl bir yer edineceğinizi doğru tanımlamanız gerekiyor.

9. Pandeminin ortasında yeni bir marka çıkarmak birçok kişi için cesaret isterdi. Siz korktunuz mu?

Elbette belirsizlik vardı.

Ama aynı zamanda insanların alışkanlıklarının hızla değiştiğini de görüyorduk.

Dijital alışveriş büyüyordu.

Evde spor yapan insanların sayısı artıyordu.

Bazen risk gibi görünen dönemler aslında en büyük fırsatlar olabiliyor.

10. Comeup ismini ilk duyduğumuzda “yükseliş” hissi veriyor. Bu isim aslında ne anlatıyor?

Sadece yükselmeyi değil…

Ortaya çıkıp kendinin daha iyi versiyonuna dönüşmeyi anlatıyor.

Biz sporu yalnızca fiziksel performans olarak görmüyoruz.

İnsanın kendini geliştirme yolculuğunun bir parçası olarak görüyoruz.

11. Comeup’ın rakipleri de benzer ürün satıyor. Sizce Comeup aslında ne satıyor?

Bir his…

İnsanlar teknik özellikleri inceliyor olabilir.

Ama satın aldıkları şey çoğu zaman kendilerini nasıl hissedecekleri oluyor.

Biz de tam o noktaya odaklanıyoruz.

12 .Spor giyim son yıllarda spor salonundan çıkıp günlük hayatın parçası oldu. Sizce bunun nedeni ne?

Çünkü insanlar artık konforla şıklık arasında seçim yapmak istemiyor.

İkisini aynı anda yaşayabileceklerini gördüler.

Bu değişim kalıcı olacak.

13. Türkiye dünyanın önemli üreticilerinden biri. Sizce neden dünya çapında daha fazla moda markamız yok?

Üretmeyi çok iyi biliyoruz.

Ama hikâye anlatmaya aynı ölçüde yatırım yapmıyoruz.

Oysa insanlar artık ürünlerden önce markaların hikâyelerini satın alıyor.

14. Yapay zekâ, veri, algoritmalar… Sizce gelecekte moda sektörünü gerçekten ne değiştirecek?

Teknoloji kararları hızlandıracak.

Ama markaları yine insanlar seçecek.

Empati, yaratıcılık ve güven hâlâ en büyük rekabet avantajı olmaya devam edecek.

Son soru…

Beş yıl sonra biri Comeup adını duyduğunda hangi cümleyi kurmasını istersiniz?

“İyi ki tanımışım.”

Çünkü bizim için başarı sadece satış rakamları değil.

İnsanların hayatında gerçekten yer edinebilen bir marka olmak.

Eğer bunu başarabilirsek, gerisi zaten gelir.

Tercihler

Sneaker mı, klasik ayakkabı mı? Sneaker

Siyah mı, beyaz mı? Siyah

Kahve mi, çay mı? Kahve

Sabah sporu mu, gece yürüyüşü mü? Sabah sporu

Trend mi, zamansız stil mi? Zamansız Stil

Ofis mi? Saha mı? Saha

Kumaşın dokusu mu, rengi mi? Kumaş dokusu

Comeup, performans giyimi yalnızca spor yapanlara değil; hareketli, üretken ve kendini sürekli geliştiren herkese hitap eden bir yaşam tarzına dönüştürmeye çalışıyor.

Değerli sohbeti için Fatma Kaya‘ya teşekkür ediyor, Comeup’ın yeni yolculuğunu ilgiyle takip etmeye devam ediyoruz.

Sor Bilelim Markabeyi’nin yeni bölümünde yeniden buluşmak dileğiyle.